Bahçeciliğe yeni başlayan hemen herkes aynı soruyu sorar: "İlk yıl neyi ekersem hayal kırıklığına uğramam?" Bu soru boşuna değil, çünkü ilk denemede eliniz boş kalırsa motivasyon çabuk tükenir. Neyse ki bazı sebzeler, bahçecinin hatalarını affeder; düzensiz sulamayı, ideal olmayan toprağı ya da geç yapılan gübrelemeyi tolere eder ve buna rağmen hasat verir.
Aşağıda kolay yetiştirilen sebzeler iki ana gruba ayrılmış durumda: kısa sürede hasada gelen yapraklı yeşillikler ve biraz sabır isteyen ama tek bitkiden aylarca ürün veren meyveli sebzeler. Hangisinin size uygun olduğu, elinizdeki alana, günlük güneş süresine ve ne kadar sık bahçenizle ilgilenebileceğinize bağlı. Karar verirken bu üç ölçütü aklınızda tutun.
Yapraklı sebzelerin en büyük avantajı, meyve bağlamayı beklemenize gerek olmamasıdır. Bitki büyüdükçe hasat edersiniz; bu da hatalarınızı görüp düzeltmek için size zaman kazandırır. Ayrıca kök sistemleri sığdır, yani 15-20 cm derinliğindeki bir kap bile yeterli olur. Balkon koşullarında en makul başlangıç noktası bu gruptur.
Marul, tohumdan çıkışı hızlı ve hataya toleransı yüksek bir sebzedir. Kıvırcık ve yağlı tipler, baş bağlayan tiplere göre daha az uğraştırır; dış yapraklardan toplayarak aynı bitkiden haftalarca ürün alabilirsiniz. Roka ise daha da hızlıdır; serin havalarda ekildiğinde birkaç hafta içinde salataya girer.
Her ikisi de yarı gölge sever. Günde 4-5 saat güneş gören bir doğu balkonunda gayet iyi büyürler. Sıcak yaz aylarında ise erkenden tohuma kalkar ve yapraklar acılaşır; bu yüzden ilkbahar ve sonbahar ekimleri daha verimlidir.
Ispanak soğuğa şaşırtıcı derecede dayanıklıdır, hafif dondan sonra bile toparlanır. Pazı ise daha da uzun ömürlüdür; bir kez tuttuğunda sonbahar boyunca yaprak vermeye devam eder. Pazının sapları renkli çeşitlerde dekoratif olduğu için küçük balkon tasarımlarında hem süs hem gıda işlevi görür.
Teknik olarak sebze değil aromatik bitki olsalar da mutfak kullanımı en yoğun olanlar bunlardır. Nane özellikle dikkat gerektirir: kökleri agresif yayıldığı için mutlaka kendi saksısında tutulmalı, karışık ekime sokulmamalıdır. Yeşil soğan ise markette aldığınız soğanın kök kısmını suya koyarak bile çoğaltabileceğiniz kadar affedicidir.
Bu grup, tohum ekiminden hasada kadar iki ay ya da daha fazla süre ister. Karşılığında ise tek bir bitkiden sezon boyunca düzenli ürün alırsınız. Su ihtiyaçları yapraklılardan yüksektir, dolayısıyla düzenli sulama alışkanlığı kurmadıysanız damla sulama gibi basit bir çözüm işinizi ciddi biçimde kolaylaştırır.
İri domates çeşitleri çatlama, çiçek burnu çürüklüğü ve düzensiz olgunlaşma gibi sorunlar çıkarabilir. Çeri domates ise aynı bakımla çok daha az sorun üretir ve dalında hızlı olgunlaşır. En az 20-25 litrelik bir saksı, günde 6 saat doğrudan güneş ve bir destek çubuğu yeterlidir. Fideyle başlamak, tohumla uğraşmaktan daha güvenli bir yol.
Bu iki sebze hızlı büyür ama yer ister. Salatalığı ip veya file ile dikey büyütürseniz taban alanı sorununu büyük ölçüde çözersiniz. Kabak ise geniş yapraklarıyla balkonda hızla hakimiyet kurar; küçük alanlarda tercih etmeden önce iki kez düşünün. İkisi de yaprak küflerine yatkındır, bu yüzden yaprakları ıslatmadan, kök bölgesine sulamak önemlidir.
Turp, bahçeciliğin en hızlı geri dönüş veren ürünüdür; çocuklu evler için özellikle motive edicidir. Fasulye ise toprağa azot kazandırdığı için sonraki ekime zemin hazırlar. Çalı fasulyesi desteksiz büyür, sırık fasulyesi ise dikey alan kullanarak metrekare başına daha çok ürün verir.
| Sebze | Hasat süresi | Kap derinliği | Günlük güneş | Bakım yükü |
|---|---|---|---|---|
| Roka | Çok kısa | 15 cm | 4-5 saat | Düşük |
| Marul | Kısa | 15-20 cm | 4-6 saat | Düşük |
| Turp | Çok kısa | 20 cm | 5 saat | Düşük |
| Pazı | Orta | 25 cm | 5-6 saat | Düşük |
| Çeri domates | Uzun | 30-40 cm | 6+ saat | Orta |
| Salatalık |